5 Haziran 2012 Salı


NANOTEKNOLOJİ NEDİR?

Sözlük Anlamı:
Nano kelimesi Yunanca nannos kelimesinden gelir ve “küçük yaşlı adam veya cüce” demektir. Günümüzde nano, teknik bir ölçü birimi olarak kullanılır ve herhangi bir birimin milyarda biri anlamını taşır. Genellikle metre ile birlikte kullanılır. Nanometre, 1 metrenin milyarda biri ölçüsünde bir uzunluğu temsil eder (yaklaşık olarak ard arda dizilmiş 5 ila 10 atom).
Teknoloji kelimesi ise yine Yunanca tekhné ve logia kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşur. Tekhné el işi veya sanat, logia ise bir konunun çalışılması olarak tercüme edilebilir. Teknoloji genellikle çevre üzerinde kontrol sağlamak amacıyla araç yaratılması olarak tanımlanır. Başka bir anlamla ise teknolojiyi, bilimsel metodların ticari amaçlar için kullanılması olarak yorumlayabiliriz.

ALTINÇAĞDA BİLİM VE TEKNOLOJİ TEKNOLOJİDE BÜYÜK İLERLEMELER GÖRÜLECEK

İçinde yaşadığımız yüzyıl, özellikle de son çeyreği, teknolojinin gelişimi açısından dünya tarihinde görülmemiş bir hıza sahne olmuştur. Bundan 100 sene önce ismi bile bilinmeyen pek çok teknolojik araç hayatımızın vazgeçilmez parçaları haline gelmiştir. Hatta bundan 10 sene önceki teknoloji ile günümüzdeki teknoloji arasındaki fark hayal edilemeyecek boyutlara ulaşmıştır. Şu anki gelişmeler bize Altınçağ’da yaşanacak olan ilerlemeler hakkında da çok önemli işaretler vermektedir.
AHİR ZAMANDA TEKNOLOJİDE YAŞANACAK HIZ 
20. yüzyılın son yirmi yılı teknolojinin gelişimi açısından Dünya tarihinde görülmemiş bir hıza sahne olmuştur. Yıllar önce varlığından bile haberdar olunmayan pek çok teknolojik alet, insan hayatının “olmazsa olmaz” parçaları haline gelmiştir. Örneğin 1980 tarihli dergilerde uzay teknolojisi olarak nitelendirilen cep telefonları günümüzün en yaygın iletişim aracı halini almıştır. Bilim ve teknoloji alanında yaşanan bu hızlı gelişme, Kuran ahlakının hakim olacağı Altınçağ’da yaşanacak olan büyük ilerlemeler hakkında da bizlere bir fikir vermektedir.
 

Tarihte ilk ses kaydı 1877 yılında Thomas Edison tarafından yapılmıştır. Son 20 yılda yaşanan gelişmeler ise gerek ses kalitesinde gerekse şiddet ve kayıt sisteminde mükemmeli yakalamayı hedelemektedir.

DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE NANOTEKNOLOJİ

Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti 2006 yılı itibariyle nanoteknoloji kullanılarak üretilen ürünlerden 200 milyar dolar tutarında gelir elde edileceğini, gelecek on yıl içerisinde ise nanoteknoloji ürün ve hizmetlerini kapsayan 1 trilyon dolar hacminde küresel pazar oluşacağını tahmin etmektedir. Gelişen Nanoteknoloji alanlarında akademik programlar oluşturulmaktadır. 40 tanesi ABD’de olmak üzere nanoteknoloji alanında yaklaşık 140 üniversite programı bulunmaktadır.
AVRUPA BİRLİĞİ
Avrupa Birliği’nin 1994 ve 1998 yılları arasında yürütmüş olduğu 4. Çerçeve programı kapsamında nanoteknoloji alanında araştırma yapan yaklaşık 80 firma desteklenmiş, 1998 ve 2002 yıllarını kapsayan 5. Çerçeve programı kapsamında ise bu alana yapılan destek miktarı yıllık 45 milyon euro civarında olmuştur. Geniş bir yelpazede yapılan destekler arasında nano-elektronik cihazlar, karbon nanotüpler, bio-sensörler, moleküler tanımlama sistemleri, nano-kompozit malzemeler ve yeni mikroskop teknolojileri öne çıkmaktadır.

HAYALLERDEN GERÇEĞE

Nano teknoloji; sadece üç adet atomdan oluşan küçük bir su molekülünden, hemoglobin gibi oksijen taşıyan bir protein molekülüne ya da DNA zincirine kadar çok geniş bir alanı kapsayan yeni bir teknolojidir. Nano teknoloji ürünleri, beyin damarlarının içerisine, dişin içine, vb, insan vücudu içerisinde her yere yerleştirilebilir. Nano teknoloji ürünü chipler ve özel donanımlar ile canlı organizmalar uzaktan kontrol edilebilir. İnsan saçı içerisine sığabilen özel kablolarla özel bir iletişim sistemi de kurulabilir. Nano teknoloji sayesinde, çok küçük boyutlarda üretilebilen nano robotlar yapılabilecektir. Günümüzde, nano boyutta fonksiyonel olabilen bu robotları insan kanına verip insan vücudu içerisinde hasarlı organı onarabilecek nano robot teknolojileri ile ilgili proje çalışmaları yapılmaktadır. Beynin kılcal damarları tıkandığında, nano tüpler ile bu tıkanmalar giderilebilecektir. İnsan beyni, içerisinde kimyasallar ve elektronlar bulunan bir yapıda olup beyin hücreleri ararsındaki iletişim nano seviyededir. Beyin damarları içerisinde kan ile hareket eden nano tüpler vasıtasıyla hatasız teşhis ve tedavi yapılabilecektir. Bir tür sinirsel iletişim eksikliğinden kaynaklanan ve genel adı felç olan hastalığa, nano teknolojiyle üretilen yapay kılcal damarlar ile çare bulunacaktır.- http://www.nanoteknoloji.gen.tr

NANOTEKNOLOJİ GELİYOR!

Etrafınızdaki tüm teknoloji ürünlerine bakın. Kullandığınız aletleri göz önüne getirin. Bundan 10 yıl önce bunların yüzde 54`ü yoktu. Giderek akıllı hale gelen beyaz eşyalar, bilgisayarla buluşan telefon veya televizyonlar, müzik dinlediğiniz veya film izlediğiniz aparatlar.. O kadar çoklar ki;dev teknolojik gelişmeler artık bize yetmeyince cücesini de geliştirdik.Hoş geldin Nanoteknoloji!..
Nanoteknoloji kavramını ilk defa dile getiren Amerika Birleşik Devletleri’nden Eric Drexler’dir. Nanoteknoloji üzerine yoğunlaşan Foresight Enstitüsü’nün kurucusu olan Drexler, MIT laboratuarındaki çalışmaları sırasında, biyolojik sistemlerden esinlenerek, moleküler makineler yapılabileceğini önermiştir. Böylece, nanoteknoloji kavramı ortaya çıkmıştır. (www.turk-bilim.com)

NANOTEKNOLOJİ VE MİKRODÜNYADAKİ YARATILIŞ

Teknoloji ilerledikçe kullandığımız araçların boyutları giderek küçülüyor. İlk bilgisayar bir oda kadar büyüktü. Önce bir çalışma masasının, sonra da dizlerin üstüne konabilecek kadar küçüldü. Şimdi ise cebimizde taşınabilecek büyüklükte olanları bile var. Peki acaba teknolojik ürünlerdeki küçülme süreci ne kadar devam edebilir? Mesela bir tuz tanesinden bile daha küçük motor, ya da toz zerresi kadar bir bilgisayar devresi yapmak mümkün müdür?
Şu anki en hızlı bilgisayardan kat kat daha iyi bir bilgisayarın bir yüzüğün içine sığdırıldığını ve şarj etmeden günlerce kullanabildiğinizi bir düşünün. Şimdilik bu bilgisayarı sadece hayal edebiliriz. Çünkü böyle bir bilgisayarı oluşturacak bileşenleri henüz yapamıyoruz, bilim adamlarının önünde teknik olarak aşılması gereken bir yığın sorun var. Peki ya atom boyutunda makineler yapmaya çalışsaydık?

NANOTEKNOLOJİ VE MİKRODÜNYADAKİ YARATILIŞ

Teknoloji ilerledikçe kullandığımız araçların boyutları giderek küçülüyor. İlk bilgisayar bir oda kadar büyüktü. Önce bir çalışma masasının, sonra da dizlerin üstüne konabilecek kadar küçüldü. Şimdi ise cebimizde taşınabilecek büyüklükte olanları bile var. Peki acaba teknolojik ürünlerdeki küçülme süreci ne kadar devam edebilir? Mesela bir tuz tanesinden bile daha küçük motor, ya da toz zerresi kadar bir bilgisayar devresi yapmak mümkün müdür?
Şu anki en hızlı bilgisayardan kat kat daha iyi bir bilgisayarın bir yüzüğün içine sığdırıldığını ve şarj etmeden günlerce kullanabildiğinizi bir düşünün. Şimdilik bu bilgisayarı sadece hayal edebiliriz. Çünkü böyle bir bilgisayarı oluşturacak bileşenleri henüz yapamıyoruz, bilim adamlarının önünde teknik olarak aşılması gereken bir yığın sorun var. Peki ya atom boyutunda makineler yapmaya çalışsaydık?

NANOTEKNOLOJİDEN AHİR ZAMANA İŞARETLER

Ahir zaman, “son dönem” anlamına gelir ve İslam’a göre kıyamete yakın bir zamanda yaşanacak bir dönemi ifade eder. Kuran’daki işaretler ve Peygamberimiz (sav)’in hadislerindeki detaylı açıklamalar biraraya getirildiğinde ortaya önemli bir sonuç çıkmaktadır. Ayet ve hadisler ahir zamanın iki safhalı olduğunu göstermektedir. Birinci devre dünyanın maddi ve manevi sorunlarla dolu olduğu bir dönem; bunun ardından gelecek ikinci devre ise “Altınçağ” olarak adlandırılan, Kuran ahlakının ve her alanda üstün bir refahın yaşanacağı bir çağdır.

NASIL BİR ÜRETİM ?

Günümüzde kullanılan üretim teknikleri, moleküler anlamda çok kaba tekniklerdir. Döküm, taşlama, tornalama vs. atomların büyük kitleler halindeki hareketlerine dayanır. Yapı taşları olan atomlar tek tek alınıp istenildiği gibi, üstelik de ucuza mal olacak şekilde birleştirilebilir. Bu gelişme özellikle bilgisayar sektöründe önümüzdeki yıllarda kullanıldığında tümüyle daha temiz, daha dayanıklı, daha hafif ve daha hassas ürünlerin üretilmesi mümkün olacaktır. Nanoteknolojiyle ilgili iki kavram daha vardır; mikro montaj ve kendi kendine çoğalma. Mikro montaja olan ihtiyaç moleküler robot sanayiine olan ilgiyi artırıyor. Bu şekilde moleküler boyutlarda ve hassasiyette robotlar üretilmesi söz konusu olabilecek. Bu nano makineler aslında günlük hayatta kullanılan aletlerin ve sistemlerin çok küçük birer kopyaları olacaktır. Nano makinelere en iyi örnek tüm canlıların hücrelerinde bulunan ve hemen hemen her çeşit proteini üretebilen ribozomlardır.

HAYALLER NANOTEKNOLOJİYLE Mİ GERÇEKLEŞECEK?!

Artık hijyenik çatallar, boyası çizilmeyen arabalar, ıslanmayan kıyafetler ve daha nice yenilikler hayallerde değil!
Nanoteknolojinin Nimetlerine Bir Kapı
Yıllar önce bir odayı tek başına dolduran bilgisayarlar, önce masaüstlerimize, ardından dizüstlerine, şimdilerde de cebimize girecek kadar küçüldüler. Bizleri düşündüren bu değişimin yarını olmalıdır. Neden mi? Çünkü nanoteknoloji ile mikron boyutlarında yapılan çalışmalar hayatımızda gerçekleşen değişimlerin daha hızlı ve daha radikal olmasını sağlıyor. Ayrıca nanoteknoloji, tarımdan tıbba, arabalardan mutfak malzemelerine, kıyafetlerden kokladığımız çiçeklere kadar hemen her alanda günlük hayatımızı da etkileyecektir.
Her geçen gün mikron boyutunda olan gelişmeler sadece bilgisayar sistemleri için geçerli olmaktan çıkmıştır. Arenadaki büyük firmaların yarışı ve bu alana yaptıkları milyonlarca dolarlık yatırımları nanoteknolojinin hayatımızın her alanına girmesini hızlandırmıştır.